yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2011 Çarşamba

Sevgili Yalnızlık

 Kapının kulakları gıcık ederek gıcırması ile içeri girdi . Hava soğuktu yağmur yağabilirdi ama pek küskündü dökülmeye yağmak istmedi . Uzun zamandır oturmadığı koltuğa oturdu tozluydı tabi . Fakat umrunda bile değildi. Nerden anlayacak ki o bir sarhoş !

  Oda da hafif bir sis hakimdi . Ortalık pusluydu . Bir sigara yaktı kahvesi yoktu belki içerken fakir kalıyordu ama yine de zevkliydi onun için . Ayağını diğer ayağının üzerine attı . pantolon paçaları hafiften yukarıya kalktı . Sigarasını tüttürüyorken hedef aldığı yer tavandı . Tavana boş boş bakan bir adam . Sonra sevgilisine baktı . Konuşmaya başladı , sevgilisi hep onu dinlerdi . Hep o konuşurdu sevgilisi dinlerdi . Aslında onu istemiyordu sevgili olarak , fakat dönüp dolaıp tüm kapıları ona çıkıyordu . Kiminle olsa sanki yapamıyordu . Bahsettiğim sevgili " yalnızlık" . Acı ama gerçek olan , onun edebi sevgilisi . Onu hiç bırakmayacaktı . Yalnızlık onu hiç bir zaman aldatmamıştı , fakat o her zaman deniyordu . Onu aldatmayı hep istedi , sonunda ona geleceğini bile bile yine de onu aldatmak istedi . Ne oldu ? Yine onunlasın .

 Seni beyazlara sararkende onunla olacaksın . O seni o zaman da bırakmayacak , o sana o zaman da ihanet etmiyecek . Sen ona geri döndüğünü için ağlarken o hep seni saracak . Belkide yalnızlığı hiç bu kadar masum kılmamıştım hayatımda . Ona hak vereceğim belkide aklımın ucundan bile geçmezdi . Sigara bitti . Odanın içi duman dolmuştu. Umursamıyordu adam . Yalnızlığını aldı ve gitti .

29 Kasım 2011 Salı

Ağlıyordu Çocuk

 Soğuk bir kasım sabahıydı . Ya da sabaha karşı , hatırlar gibi oluyordum ya da hatırlamıyordum . Köşede üşüyen bir çocuk var . Gözyaşlarının aktığını farketmeyen . Ya da farkediyordu . Hatırlamıyorum . Nasıl olurda bir çocuğun gözlerinde çizgiler olurdu .

 Yapamıyordu . Sanki hep eksik gibiydi . Soğuk otobüs terminallerinde yatan çocuklara benziyordu , sıcak yatağı umrunda değildi sanki . Kasım soğuktu , çocuk daha soğuktu . Gözyaşlarını siliyordu , sanırım aktıklarını farketmeye başlamışdı . Karanlıkta dökülen gözyaşları o masum hüznünden çıkan bir hediye gibiydi . Üzülmeliydi çocuk . Daha erkendi . Fakat eriyordu . Ölümü hissediyordu belkide . Ölüm soğuk . Buz Gibi . Halbuki uyuması gerekiyordu kimse anlatmamıştı ya da anlatmışlardı  hatırlamıyordu hatırlamak istemiyordu . Uyku sıcak . Rahat ettiriyordu uyku onu farkında değildi fakat eriyordu çocuk . Yalnızlık eritiyordu , hastalık değil . Gözaltında ki torbalar hastalıktan değil yalnızlıktandı . Çocuk fedakar çocuk . Kimse görmemişti , bir yerlerde ağlarken onu . O hep gülüyordu insanlara hüznünü gülücüklere saklıyabiliyordu . Sagte gülümsemeleri vardı , temelinde hüzün olan . Hani derler ya "çaktırmıyor" . Çaktırma çocuk .

  Gözleri kapanıyordu  ağlamaması gerekti gözyaşlarını boşuna silme çocuk , bırak akmasınlar . Kimse için bitilmez bu kadar . Kimse beklenmez bu kadar . Kimse kendini kandırmaz bu kadar . Yapma ! Ve dinlemiyordu çocuk . Uyumuyordu çocuk . Ağlıyordu Çocuk . Ağlama çocuk ..